Kayıtlar

Pure Beauty CC Cream & Diadermine Yüz Yıkama Jeli

Resim
Geçen haftaki çarşamba notlarımda post paylaşamadım ama bu hafta iki bombayla geldim kızlar :)  Watson's'daki fiyatı 26 TL civarında olan Pure Beauty CC Cream şuan 18 Tl civarında. Kullanmadığım kuponumdan 5 TLlik indirimle de yarı fiyatına kaptım resmen:) Kullandığımdan beri fondotenimi fıydırıp attım diyebilirim yüzüme doğal bir parlaklık veriyor ve daha iyi gözüktüğüm yorumlarını aldım bile :) Diadermine ile Neutrogena yüz yıkama jelleri arasında çok kalmıştım ama kokusundan ötürü bunu seçtim ve bu da kuponla birlikte 10.50 TL den 5.50 TL ye geldi. Pure Beauty CC Cream; cilt tonunu eşitleyici bir ürün. Kapatıcılığı pek yok sivilce sorunu yaşayanlar için ideal olmayabilir ama sıcak yaz günlerinde fondoten ve pudrayla eriyip gitmektense bunu tercih etmelisiniz. Yağlı cilde sahip olanların kullanmasını tavsiye etmem çünkü içerisinde minik minik simler bulunuyor yağlı ciltlerde çok parlama yapabilir. Fakat simler yüze sürünce belli olmuyor. Aksine daha canlı daha sağlıklı bi...

Sisal İpliği

Resim
Nisan ayının ortalarına doğru ağır ağır ilerlerken bir türlü gelmek bilmeyen bahar sabahlarından birine günaydın. Insan böyle havalarda uyanmak bile istemiyor. Bu haftaki #carsambanotlari mda yine bir yüz bakım önerimle geldim size. Birkaç kez denediğim ve hala devam ettiğim bir yöntemden bahsedeceğim. Sisal ipliğinden üretilen bu yüz kesesi ve peelingim müthiş işler çıkarıyor. :) 2 günde 1 uyguladığım bu işlem şu şekilde; nemli yüzüme yuvarlak hareketlerle orta sertlikte, yüzüm pembeleşinceye kadar uyguluyorum. Ardından yüzümü yıkayıp peelingimi yapıyorum. Bu işlem burada bitmiyor havlu kullanırken de bir önerim olacak. Yüzünüzü tamamen havuyla kurulamayın sadece ıslaklığını alın birazcık nemli kalsın. Peelingten sonra cildin nemli kalması önemli çünkü gözeneklerimiz açılıyor ve nem ihtiyacı doğuyor. Cildinizin yumuşacık olduğunu göreceksiniz. :) Peki nedir bu sisal ipliği?  Brezilya, Afrike ve Endonezya'da yetişen bu bitki hiçbir boya ve katkı maddesi olmadan kaynatıp gün...

#carsambanotlari

Resim
Günaydın herkese 🌞🙆 Ben yine bir kahve faslı yine bir deneyim postu oluşturmacalar falan. Artık, çarşamba günleri #carsambanotlari hashtagi ile paylaşımlar yapacağım. Bu da ilk post olsun🙈 Ilk olarak size kullandığım fondotenden başlayayım. 2 sene öncesine kadar fondoten kullanan biri değildim ilk olarak Maybelline Affinitone Vanilla Rose'u kullandım. Kapatıcı özelliği çok iyiydi fakat yüzüme ağırlık yapmaya ve yağlandırmaya başlamıştı. Mat fondotenlerde fondoten + pudra bulunduğundan karma cilt tipine sahip olan bana yaramadı yani. Fakat Nyc Natural Matte 12HR kapatıcılığı da çok iyi ,yüze ağırlık da yapmıyor ve yağlardırmıyor. Fiyat olarak da gayet uygun. Kesinlikle öneririm saatler geçse de yüzünüz yumuşacık kalıyor ve yağlanmıyor.  Gratisten 8.90 a almıştım. Ikinci olarak Flormar Eyebrow Pencil kaşlarıma şekil vermek ve belirginleştirmek için kullandığım yegane ürün oldu çıktı başıma. Makyaj yapmasam bile yüzüme renk vermesi açısından en çok tercih ettiğim makyaj malze...

Saklama Kutusu Yapımı

Resim
. Herkese merhabalar. :)) Bu tatlı mı tatlı saklama kutusunu yaparken inanılmaz eğlendim. Nasıl mı yaptım? Fotoğraflar yeterince açıklayıcı olsa da ben anlatmak istiyorum. Kuzenimin düğününde giydiğim abiye elbisede 2 kat fazla tül dikilmişti. Ben de onları söktüm ve huyumdur, ilerde bir şeye değerlendiririm dedim. O gün bugünmüş demek ki. :) Elimde boş bir rulokat kutusu ve bir defter kabı vardı. Aslında kabın arkası desenli. Kırtasiyeden alacağınız naylon kabın arkasını son derece sevimli bir şekilde kullanabilirsiniz şekilde olduğu gibi. Önce kabı,kutunun ölçülerine getirdim ve bantladım. Daha sonra tülün bir kısmını kare kesip kapağı tam ortasına yerleştirdim ve şekildeki gibi lastik tokayla bağlayıp bu forma getirdim. Ardından fazla tülü burarak çiçek formatındayken 2 kere lastik tokayla sağlamlaştırdım. Uzunlamasına kestiğim tülü lastik tokalarla bağladım ve kutuyu çevreledikten sonra uçlarını kestim. Öyle bir şekilde dizmeliyiz ki lastik tokaları; açıkta tül kalma...

Gliss Hair Repair

Resim
Güpgüzel güneşli bir güne günaydın canlar 🙆 Ben sabah kahvemi içerken sizlere bir deneyimimi paylaşacağım. Bu ürünü bana yakın bir arkadaşım kendi saçlarına iyi gelmediği için hediye etti.  Ben saçlarıma pek bakım yapma ihtiyacı duymuyordum şimdiye kadar. Saçlarım kendiliğinden dümdüz olsa da, ısıl işlem görmesine rağmen, çok güçlüler ve kırık olayı bende pek yaşanmıyor. Hangi bakım ürünlerini kullandığımı soranlara ilk olarak bunu söyleyeceğim sanırım :) Ilk denemede bir şey fark etmedim. Ikinci denemede saç uçlarımın yumuşamaya başladığını söyleyebilirim. Saç uçlarının tülerikliğini alıyor ve gerçekten yumuşacık yapıyor. Islak saçınızı taramadan önce 3-4 defa bu köpüğü saç boyundan uçlarına doğru iyice yediriyorsunuz. Saç boyundan yalnız, saç diplerinden değil :) Bir konuda dipnot geçeyim bu tarz ürünler keratin, silikon, gliserin içermesinin yanı sıra alkol de içeriyor ve bunda da "alcohol denat" bulunuyor. Alcohol denat, etil alkolun farklı kimyasallarla bozulmuş...

8 Mart

Çiçek açan ağaçların görüntüsü pek muhteşemdir. Süslü püslü görüntüleriyle göze hitap eden, kokularıyla atmosferi değiştiren, can suyunu verdikten sonra her bir damlasını hücrelerine iletip yaşayan ve bakıldıkça sevildikçe daha da güzelleşen en güzel canlılardır çiçekler; kadınlardan sonra. Kadındır bir ağacı güzelleştiren, kuru dallara hayat veren, ağacı ağaç yapan. Çiçeksiz bir ağaç yaşar elbette. Lâkin çiçekle bir başka yaşar. Her ağacın kendine göre çiçeği vardır. Ağaç köklerinden çiçeğini oluşturacak suyu ne kadar çekerse toprağından, o kadar cömert davranır çiçek. Çektiği kadar, aldığı kadar güzelleştirir kendisini de aynı zamanda. Karşıdan pek hoş görünür bu görüntü. Kimse bilmez ama çiçeğin, ağacını güzelleştirmek için, o tomurcuklarının açabilmesi için kupkuru dallarından geçerken yaşadığı acıyı ve onca zahmeti. Kendisini sarıp sarmalayan, adeta bir yaşam ünitesi olan ağacını karşıdan bakanların görüp de imreneceği o dallardan, kötü ve yavan görüntüye sahip olan o dallardan k...

Terk Eden

Sonra sen gittin. Bekledim hep yazın kışı, kışın yazı beklediği gibi senin gelmeni. Günlerle akraba oldum artık. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi. Ben yemedim onlar yemedi, onlar içmedi ben içmedim. Ardından dedim gündüzlere "O gelmeden bana güneş doğmayacak. Alındı gitti bana bunu duyan güneş. "Ben varım." dedi gece. "Ben seni yalnız bırakmam." Neyim var neyim yok gece olmuştu yavaş yavaş. Can ciğer olmuştuk yıldızlarla. Gökyüzü o kadar çok sevdi ki beni, üşümeyeyim diye üzerimi örtüyordu benim, parlak sarı ay'ıyla. Bir gün aylar ziyaret etti beni. "Bak." Dediler. "Biz geldik artık." "Gelin." Dedim. "Size anlatacaklarım var." Haftalar çaldı kapımı sonra. "Ama çok kalabalığız biz, sığmayız senin sabır haznene." Günler uyardı beni."Yorar seni bu haftalar " "Ya sığarsa?" diye düşündüm önce. Ekledim: "Olsun, sabrettiğimiz yere kadar." Artık aklım çalıyordu kalbimin kapısın...