Kayıtlar

Terk Eden

Sonra sen gittin. Bekledim hep yazın kışı, kışın yazı beklediği gibi senin gelmeni. Günlerle akraba oldum artık. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi. Ben yemedim onlar yemedi, onlar içmedi ben içmedim. Ardından dedim gündüzlere "O gelmeden bana güneş doğmayacak. Alındı gitti bana bunu duyan güneş. "Ben varım." dedi gece. "Ben seni yalnız bırakmam." Neyim var neyim yok gece olmuştu yavaş yavaş. Can ciğer olmuştuk yıldızlarla. Gökyüzü o kadar çok sevdi ki beni, üşümeyeyim diye üzerimi örtüyordu benim, parlak sarı ay'ıyla. Bir gün aylar ziyaret etti beni. "Bak." Dediler. "Biz geldik artık." "Gelin." Dedim. "Size anlatacaklarım var." Haftalar çaldı kapımı sonra. "Ama çok kalabalığız biz, sığmayız senin sabır haznene." Günler uyardı beni."Yorar seni bu haftalar " "Ya sığarsa?" diye düşündüm önce. Ekledim: "Olsun, sabrettiğimiz yere kadar." Artık aklım çalıyordu kalbimin kapısın...

"Bi ' Beş Dakika Daha " Uykusu

Resim
Bi beş dakika daha seveyim seni. Dur,uyandırma lütfen. En tatlı yerindeyim uykumun. Geliyorsun bana yavaş yavaş. Gülüyor gözlerin,dudaklarının ucu kıvrılıyor. Kim pembe simli şeritleri uçuruyor arkandan? Kim dikti bu erguvan ağaçlarını? İçim eriyor seni izlerken. Her bir noktamdan kelebekler tutuyor,ayaklarımı hissetmiyorum yerde. Kokunu alıyorum, aldıkça kanıma karışıyor. Kan olmaktan çıkıyor hayatî sıvım. Sen mi olmuşum ben böyle? Nasıl da güzel geliyorsun, nasıl da iyi geliyorsun. Gelişin olsun da gidişin olmasın inşallah! Hak ettin bunu çoktan. Sen yaklaştıkça hareketleniyor daha da İçime sığmayan dışıma taşan, dışımda kalamayıp içimde utanan seni bana getiren kelebekler. Indirin beni aşağıya. Almam gereken bir koku var. Sarılmam gereken bir adam.. Garip bir şekilde tanıyorum seni. Kimsenin saçlarınla oynamasına izin vermezsin, benim dışımda. Kıyamam ki dokunmaya, korkarım bozulacak diye. Uğraşmışsın benim için. Takım elbise de pek yakışmış,ne kurnazsın sen.. Za...

Aşk Sana Benzer

Bugün sizlere gittiğim sinema filminin bende bıraktığı etkileri anlatmak istiyorum. Filmimizin adı Aşk Sana Benzer. Başrollerde Fahriye Evcen ve Burak Özçivit var bildiğiniz gibi. Ikisi de ayrı ayrı sevdiğim oyunculardır. Lakin bu filmde hayal kırıklığı yaşadım. Filmin konusu çok azdı. Gereksiz yere uzatılan sahneler gördüm. Hatta filmin son 10 dakikasına kadar gerçekten sıkıldığımı söyleyebilirim. Rutin iki âşığın tanışma sahneleri, birlikte geçirdikleri günler falan fişman. Ee ne olacaktı aşk filmi sonuçta. Ama insan aşk filmi izlerken bile filme kendini kaptırmalı ve aah aah demeli. Ben sadece oof oof dediğimi hatırlıyorum. Filmi izleyenler bilir, gerçi daha yeni girdi vizyona ama, belki benim gibi aylardır bu filmi bekleyenler benden önce bile gitmiş olabilirler. Esas kız yeni bir kasabaya geliyor,esas oğlanla rutin tesadüf üzerine tanışıyorlar. Bla bla bla. Kız yani Deniz kendisine yeni bir kalacak yer bulmak zorunda kalınca esas oğlan yani Ali yıllardır gitmek istemed...

İŞKENCE

Küçükken dilimizin dönmediği, yanlış telaffuza maruz kalan kelimeleri olmuştur elbet herkesin. Yeşil mercimek yemeği hâlâ severek yediğim bir yemektir. Vakti zamanında anneciğim benimle şakalaşmak için sofrada "Vermicem sana mercimek." demiş.  Ağlamışım "Mermicek vermicek" diye. Düşünebiliyor musunuz çoğu anne çocuğuna bu tarz yemekleri zorla yedirirken ben resmen yiyemeyeceğimi sanıp ağlamışım. Işte bu da ne kadar iştahlı olduğumun bir göstergesi olsun hepinize. Dilimin dönmediği kelimelerden biri de İşkembe  dir. O zamanki maymun iştahımla nasıl severek yiyorum İşkembe çorbasını bir bilseniz. Hele o limonlu sarımsaklı terbiyesi yok mu... Tabak tabak getirin önüme. Ah bir de adını söyleyebilsem. "Anneee nooğluuur işkence yap banaa,işkence istiyorum beeeğğn!"  İşkence mi istiyorum ben? Mazoşist miyim?   Ya sabıır,güler misin ağlar mısın alakaya maydonoz kelimelere. Çocukluk işte,onu bırakın da, İşkembe ne ya?!  Allahım ben nasıl yedim o İşkem...

GİRİŞ

Merhabalaar. Buraya ilk adımımı atıyoruuum. Atıyoruuuum. Aaat-tım. Hadi önce bana sonra size hayırlı olsun. Öncelikle neden böyle bir blog adı oluşturdum onu açıklamak istiyorum.  Efenim, hepinizin bildiği üzere gökkuşağı bütün renkleri bünyesinde barındırır. Bütün bu renkler de tek bir renkten oluşur. BEYAZ. Beyaz saflıktır, sağlıktır. Doğduğumuzda beyaz örtülere sarınırız. Hayata yeniden başlamak isteriz, beyaz sayfa açarız. Evlilik hayali kurarız, beyaz gelinlik zaten olmazsa olmazımız. Beyaz eşyaları da unutmamak lazım tabii :) Hayatımızda o kadar çok beyaz var ki. Beyaz hayatın ta kendisi. Öldüğümüzde bile beyaz kefene sahip olacağız.  Ben de bu blogu açarken sizler gibi adı ne olsa diye çok düşündüm.  Genelde insanlar takısız isim tamlamalarından gidiyorlar bu yolda. Bu yolun sonu da genellikle renklerle oluşturulan sıfat tamlamalarına çıkıyor. O yoldan gidecektim ben de. Madem bir renkten -en sevdiğimiz renk olacak büyük ihtim...